İzmir Özel Türk Koleji
Anaokulları İTK KURUMSAL

2018’de daha sağlıklı çocuklar için bağışıklık sistemini güçlendiren besinler

HASTALIKLARDAN KORKMAYIN DOĞRU BESLENME İLE HASTALIKLARIN ÖNÜNE GEÇİN

Çocukların sosyalleşme süreçlerinde birçok mikroorganizmalarla karşılaşacakları ve sıklıkla hastalanabilecekleri unutulmamalıdır. Özellikle anaokuluna başlayan çocuklar veya yaz döneminden sonra toplu ortama giren çocuklar ev dışında bir ortamla karşılaştıkları için bu sıklık artmaktadır.   Çocuğun dengeli beslenmesi sağlanmalı ve bağışıklık sistemi güçlendirilmelidir.

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ

Omega-3 yağ asitleri vücutta sentezlenemedikleri için mutlaka besinlerle dışarıdan alınmalıdır. Soğuk su balıklarında bol miktarda bulunmaktadır. Balık türüne göre omega-3 miktarı da farklılık gösterir. Özellikle derin denizlerde yaşayan ve siyah etli olan balıklarda bu oran daha yüksektir. Somon, sardalya, uskumru, ton balığı gibi balıklar omega-3 yönünden oldukça zenginken, kültür balıklarında omega-3 miktarı biraz daha düşüktür.

Omega-3 yağ asitleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Beyin, retina, cilt hücrelerini besler. Ayrıca çocukların matematik zekâsının gelişmesine, okuma, telaffuz ve yazma becerisinin arttırılmasına yardımcı olabilmektedir.

Ceviz

Bitkisel Omega-3 kaynağı olan ceviz ve çinko bakımından da zengindir. Küçük yaştaki çocuklar için ezerek veya başka besinlerle karıştırarak tüketmek daha güvenli olacaktır.

ÇİNKO

Bağışıklık sisteminin zayıfladığı çocuklarda iştah kaybı olduğunda soğuk algınlığı ve ses kısıklığında çevre kirliliğinin zararlı etkilerinden korunmada çinko kullanımı özellikle tavsiye edilmektedir. Çinko eksikliği sonucunda büyüme ve gelişme geriliği oluşabilir. Ayrıca ergenlik çağında cinsel olgunluğa erişememe, enfeksiyonlara dayanıksızlık, iştahsızlık ve kilo alamama, öğrenme ve dikkat eksikliği yaşanabilir. 100 gr ette (3 köfte) 9 mg, pişmiş nohudun 100 gramında 1,4 mg çinko bulunmaktadır. 1-3 yaş arasındaki bir çocuğun 3 mg çinkoya ihtiyacı olduğuna göre, sadece 1 köfte tüketen bir çocuk bile çinko ihtiyacını rahatlıkla karşılamış olacaktır. 4-10 yaş arasındaki çocuklarda ise günlük 10 mg çinko önerilmektedir. Ayrıca çocuklarda çinko takviyesi gustin enzimi üzerindeki etkileri ile tat alma duyusunu arttırmakta ve iştah arttırıcı etkisini göstermektedir.

SARIMSAK

Doğal bir antibiyotiktir. Sarımsağın antimikrobiyel özelliğini sağlayan, sarımsağa tipik kokusunu ve tadını veren allisin bileşiğidir. Antioksidandır. Vücudun toksinlerden arınmasını sağlayan B1,B2,B3, C vitaminleri ile kalsiyum, folat, demir, mangenez, fosfor, potasyum, selenyum, çinko gibi önemli mineralleri içerir. Çocukların çiğ sarımsağı tüketmesinin zor olduğunu biliyoruz bu yüzden ezilmiş haliyle çorbalara, yediği yemeklere pişmiş haliyle eklenebilir ya da fırın yemeklerinde pişmiş hali yumuşak olacağı için rahatlıkla tüketilebilir.

SOĞAN

Hemen hemen herkes soğanın sağlık açısından çok önemli bir besin kaynağı olduğunu bilir. Soğan özellikle enfeksiyon hastalıklarına karşı etkilidir.  Çocuğunuz soğanın ağızda bıraktığı kötü kokudan rahatsız oluyorsa pişmiş şekilde sunabilirsiniz. Çocuklarınız yemeklerin içindeki soğanı seçerek tüketiyorsa yemeklerin içine bütün halde atıp vitamininin yemeğe geçmesi sağlayabilir ya da blendreze işlemi uygulayabilirsiniz.

BAL

İçerdiği vitamin mineral ve aminoasitlerle doğal ilaç olarak kullanılmaktadır. Sadece bakterilere karşı değil virüs, mantar, parazitlere karşı da antimikrobiyal özellik göstererek bağışıklık sistemini güçlendirir. Balda bulunan HMF maddesine, Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğinde 40 mg/kg a kadar izin verilmektedir. Bal 65 dereceden daha fazla ısıya maruz kaldığında HMF miktarı izin verilen limitleri aşmaya başlamıştır. Şeker yerine bal koyacaksanız ısıl işlem uyguladıktan sonra bal eklemenizi tavsiye ediyoruz.

PROPOLİS

Propolis, tıpkı kovanı koruduğu gibi vücudu da koruyarak bakteri ve mantar nedeniyle oluşabilecek hastalıklara yakalanma riskini en aza indirir. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı vücudu korur, oluşmuş hastalıkların iyileşme sürecini hızlandırır. Ağız kenarları başta olmak üzere vücudun çeşitli yerlerinde oluşabilen uçukları tedavi edici özellikler gösteriyor.

Propolisin alerjen olup olmadığını anlamak çok kolaydır. Bal ne kadar alerjik ise propolis de o kadar alerjiktir. Bilek içine damlatılarak test edilebilir. Vücutta kızarıklık, beklenmedik bir etki görülmediği takdirde rahatlıkla kullanılabilir. TUBİTAK ve İTÜ projesi kapsamında hazırlanmış güvenilir markaları tercih edilmelidir.

KEFİR

Kefir düzenli tüketildiğinde vücut direncini artırır. Antibakteriyel etkisi ile sindirim sistemine etki gösterir, yararlı bakterilerin gelişimine yardım ederek, hastalık yapan bakterilerin gelişimi için uygun ortamı engeller. Kefirin içindeki probiyotik bakterilerin immün sistemi geliştirerek kronik ishalde, ağız yaralarında, kilo almakta zorlanan çocuklarda faydalı etkileri görülmüştür. Antibiyotik tedavilerinin ardından bağırsak yapısını dengeler yeniden yapılandırır.  Çocuklarınıza sevdirmek için meyve ile blendrize ederek tükettirebilirsiniz.

ZENCEFİL

Sık grip ve nezle olan çocuklarda düzenli tüketimi vücut direncin artırır. Toz zencefili yemeklerinizde baharat olarak, kök zencefili ise limonata gibi içeceklerin içine veya bitki çaylarına ekleyebilirsiniz. Ayrıca mide bulantılarını azaltmaya yardımcı bir besindir.

ZERDEÇAL

Zerdeçalın etkili bileşimi olan kurkuminler üzerinde yürütülen bilimsel çalışmalar kanser, şeker hastalığı ve kalp damar hastalıkları, iltihaplı ve enfeksiyonlu hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde etkili olduğu bulunmuştur. Kurkuminin antioksidan ve iltihap giderici etkileri beynimizi ona zarar veren maddelerden korumaya yardım etmektedir. Kurkuminlerin vücuttaki emilimini artırmak için yağ ile birlikte tüketilmesi daha doğrudur. Ayrıca yemeklere koyacağınız zerdeçalın biyoyararlanımı pişirme ile 12 kat artabilmektedir.

PEKMEZ

Hepimizin bildiği gibi pekmez, demir yönünden zengin bir besindir ve kansızlığı olan çocuklara tavsiye edilir. Peki,  pekmezi doğru bir şekilde tükettirdiğinizden emin misiniz? 1 tatlı kaşığı pekmezin içerisine 2-3 damla limon sıkarak pekmezin içindeki demir mineralinden yararlanmanız çok daha fazla olacaktır. Balda olduğu gibi keklerin, kurabiyelerin içine şeker yerine pekmez kullandığınızda ısıl işlem gören pekmez HMF  ( hidroksimeti furfural ) oluşturarak kansorejen etki yaratır. Çocuklarınızın pekmezden yararlanmasını istiyorsanız doğru tüketimine dikkat etmelisiniz.

ADAÇAYI

Faranjit, ağız ve boğaz iltihapları (jinjivit) durumlarında faydalıdır. Kaynatılmadan çayı yapılırsa ve gargara şeklinde tüketilirse daha fazla yararlanmak mümkündür. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalara göre beyin kapasitesini artırır ve hafızayı güçlendirir.

SEBZE VE MEYVE İLE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN

Bağışıklığı sistemi güçlendirici vitaminler listesinin en başında C vitamini gelir. C vitamini vücuttaki enfeksiyonla savaşan kandaki alyuvarların ve antikorların üretimini arttırır. Daha da önemlisi, bilinen bütün virüsler üzerinde etkili olan doğal bir protein olan interferon seviyesini yükseltir. Interferon hücrelerin yüzeyini kaplayarak virüslerin girmesini engeller. Ayrıca vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlayarak savunma sistemini güçlendirmektedir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak gibi besinler bol miktarda C vitamini içermektedir. C vitamini deposu olan kuşburnu, kivi, portakal, mandalina, nar, çilek gibi besinlerin çocuğunuzun beslenmesinde mutlaka yer verilmelidir. Ispanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler içerdiği C, E ve B grubu vitaminler ve demir, magnezyum, fosfor, iyot mineralleri sayesinde bağışıklığı kuvvetlendirmekte ve soğuk algınlığına karşı korumaktadır. Çocuğunuzun reddettiği yiyecekleri sebze köftesi, sebzeli omlet, börek gibi farklı pişirme şekillerini deneyerek veya farklı besinlerin içine karıştırarak tükettirmek daha kolay olabilir.

Ayrıca C vitamini içeren sebze ve meyveler demir emilimini kolaylaştırarak vücudun hastalıklara karşı olan direncini bu yönden de artırmaya yardımcı olmaktadır.

Çocuğunuzun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri mevsiminde sebze-meyvelerle doğal yollardan alması en güzel yoldur.

Çocuklarınızı ruhen ve bedenen sağlıklı besleyin. Çocuklarınız sevin, kucaklayın çünkü en güzel besin sevgidir. Tüm hastalıklardan uzak bir yıl geçirmeniz dileğiyle.

 

                                                                                             Diyetisyen Mehlika Öktem Boz